‘Bu yuvadan yetişen çocuklar Emniyet Müdürü, Vali, Genel Müdür; Doktor, Profesör, Sayıştay Denetçisi, Avukat, Savcı, Hakim, Yargıtay Üyesi; Danışma Meclisi Üyesi, Milletvekili, Senatör ve Bakan olmuştur. Özel sektör bağlamında ise üst düzey yönetici, işadamı olanlar yanında, değişik sivil toplum kuruluşlarında/kurumlarında görev almış/başkan olmuş, yurtiçinde/yurtdışında göğsümüzü kabartmışlardır.’
YILIN BÜROKRATI SEÇİLEN KOLEJLİ BİR VALİ
-MUSTAFA MALAY ANISINA-
Bazı ölümler/kayıplar insanı daha çok etkiler/üzer. Aile yakınların/arkadaşların/birlikte görev yaptıkların.. İster istemez kendini zaman tünelinde bulursun. Mustafa Malay valimiz de benim gibi onunla görev yapanlar için çok özel bir şahsiyetti.
1998-2003 yılları arası Erzurum görev sürecimin son 6 ayında İl emniyet müdürlüğü görevini vekaleten ifa ederken valimiz Osman Derya Kadıoğlu Malatya valiliğine atanır. Erzurum’a da vali olarak Mustafa Malay atanırken, Kolej/Akademi orjinli içimizden yetişen bir Valinin atanması bizim açımızdan sevindiricidir.
Erzurum’da kış şartları zordu ancak 2003 kışı daha çetin geçiyordu. (1978 yılından bu yana 25 yıl sonra Erzurum’un bu şekilde bir tipi ile karşılaştığını duyuyor, öğreniyoruz.) Bu çetin kış ortasında 20 Şubat günü valimizi Malatya’ya karayolundan uğurlarken, yeni valimiz ise hava muhalefeti nedeniyle Erzurum havalimanına inişler yapılamadığından 2 gün rötar ardından İstanbul’dan Trabzon’a geçerken, bizde vali yardımcısı ve korumalarla 2 araçla/jiple vali beyi almak üzere Trabzon’a geçiyor, kar yağışının devamı üzerine polisevinde konaklıyor, 1 gün sonrasında yine bir karlı havada Erzurum’a dönerken gözlerimiz beyaz görüntüden yoruluyor. Kop’ta Karayolları Bakımevi önünde il protokolünün karşılama heyeti molası sonrası 2 araçlı yolculuğumuz bu kez konvoya dönüşüyor ve 2 günlük karlı/buzlu/tipili güçbela bir atmosferde gerçekleşen yolculuk sonucu kazasız/belasız valimizi Erzurum’a ulaştırıyoruz.
Polisevinde il protokolü/ilçe kaymakamları ile birlikte yemek ardından daire amirleri kendini birebir tanıttıktan sonra Vali bey genel prensip/tavsiye/çalışmalarını açıklıyor ve kendini tanıtıyor: Malatyalı olup Polis Koleji ve Akademisi 1970 mezuniyeti sonrası Başkomiserlik rütbesine kadar Emniyet Teşkilatında görev yaptığı, bu süreçte SBF’yi bitirip Kaymakamlığa geçtiği, sırasıyla Çıldır-Ardahan-Malazgirt-Yıldızeli-Çerkeş kaymakamlıkları sonrası yeniden Emniyet Teşkilatına dönerek İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olduğu, ardından yeniden mülki hizmetlere dönerek Mahalli İdareler ve Müfettişlik ardından Vali olarak sırasıyla Şırnak/Ordu/Erzurum’a atandığı” şeklinde kendi özgeçmişi ile ilgili bilgi verirken ister istemez bir yakınlık/sıcaklık hissediyoruz.
Vali beyin göreve başlamasının 1 gün sonrasında gece başlayan kar yağışı fırtınaya dönüşüp daha da artmasıyla oluşan tipi sonucu Valilikçe okullar 2 gün tatil ediliyor. İl merkezi felç durumda, İlçeler ayrı bir dram, kar yolları kaparken, şehirlerarası yollarda da sıkıntılar yaşanıyor. Güneyde Çat-Bingöl arası, Kuzeyde Kop geçidinde çığ nedeni ile yol kapanıyor. Doğuda Pasinler yolu tipi nedeniyle kapanıyor. Bir yandan yolda kalan araçlar kurtarılırken, Batıda Aşkale rampalarında zincirle/kontrollü geçişe izin veriliyor.
Yollar kapanınca bu kez otogardaki yolcu sayısı 500’lere ulaşıyor. İmkanı olanlar otellere/yakınlarına giderken imkanı olmayanlar için kamu misafirhanelerinden 100 kişilik bir yer ayarlıyoruz. Son anda dönem arası boş olması nedeniyle üniversite yurtları imdadımıza yetişiyor. 350 kişiyi yurtlara gönderiyoruz. 20-30 kişilik genç bir grup ise terminaldeki yazıhanelerde kalıyor.
Yollar gündüz karayollarının yoğun çalışmaları sonucu açılıyor, ancak gecenin yoğun yağışı ile tüm yollar yeniden kapanıyor. Pasinler yolu dışındakiler açılıyor. Terminal gece gelen yeni araç/yolcularla yine yoğunlaşıyor. E-80 yolu üzerinde araç konvoyları uzayınca vali beyle birlikte Karayollarının çalışmasının olduğu bölgeye greyder arkasından Pasinler yolu/Nenehatun rampalarına çıkıyoruz. İş makineleri/greyderler iki yönlü son sürat çalışıyorlar. 2 saatlik çalışma sonucu yol kontrollü olarak trafiğe açılıyor. Şubat ayı hemen hemen yoğun karla mücadele ile geçiyor. Hava geceleri -40 gündüzleri -20 olarak seyrediyor.
Valimizin Erzurum’a gelişinin 1. haftasında ilçelerinin kurtuluş günleri başlıyor. İlk olarak Pazaryolu ilçesinin kurtuluş törenine katılmak için yola koyuluyoruz. 125 km’lik karlı/buzlu bir beyaz asfalt üzerinde 10 kişilik minibüsle Vali beyle birlikte seyrederken, Jandarma Komutanı, Milli Eğitim, Karayolları, Köy Hizmetleri, Tedaş, Telekom, Tarım gibi yatırımcı birimlerin müdürleri/yetkililerinin katılımıyla değişik bir yolculuk oluyor. Minibüsle yolculuk ayrı bir güzellik oluşturuyor. Uzun yolculuk sürecinde ilin/ilçenin/kurumların sorunları/hizmetleri konuşulurken, arada fıkra/anısal sohbetlerle yolculuk renklenirken kurumsal kaynaşmalar yaşanıyor. Vali beyin bu şekilde uygulaması hem tek tek araç israfının önüne geçiyor hemde genel bir örnek oluşturuyor. Hemen hemen tüm ilçeleri bu şekilde gezerken, ilçelerin sorunlarını, yapılan hizmetleri yerinde görüyor, her daire amiri de kendi birimlerini bir şekilde yerinde denetlemiş oluyor.
Bu ilçe ziyaretlerimizde çok farklı insan kesimiyle/sorunlarla karşılaşma yanında duygulu anlar da yaşıyoruz. Hınıs YİBO öğrencisi Kader; 5 yıl önce babasını kaybetmiş, ayağının biri sakat fakat yetenekli bir çocuk, babasına yazmış olduğu Ağıt bizleri duygulandırırken, Vali bey kendisinin de babasını 5 yaşında kaybettiğini ve kendinin artık Kader’in manevi babası olduğunu vurgularken, Kader’in kaderi onu derinden etkiliyor.
Kış şartları, buzlu/karlı/zorlu yollar nedeniyle trafik kazaları olurken, Mart ayı ortalarında sabah saatlerinde Aşkale yolu İspir kavşağı bölgesindeki tır/otobüs/minibüs çarpışması sonucu olay yerine intikal ettiğimde vahim bir tablo ile karşılaşıyorum. Uzun yıllardan beri bu tür ölümlü kaza izlememiştim, yolun üzeri/çevresi kan gölü gibi (6 ölü, 5’i hayati tehlikeli olmak üzere 10 yaralı) kaza ile ilgili vali beyi bilgilendirmem üzerine valilik yerine kaza yerine intikal ederek sorumluluk/duyarlılık örneği gösteriyor. Güne kötü bir kaza ve ölülerle olumsuz bir moralle başlıyoruz.
Bir pazar akşamı polisevinde maç izlerken, Ilıca ilçesinden kötü bir haber alıyoruz. 7 kişilik bir aile soba zehirlenmesinden hayatlarını kaybetmiş. Vali beyle hemen olay yerine geçiyoruz. 2 katlı betonarme evin alt katında fırtınanın etkisi ile baca çekmeyip aynı odada yatan 7 kişi gecenin ilerleyen saatlerinde sobadan zehirlenmiş, cumartesi günü fark edilmemişler. Pazar günü üst kattaki ev sahipleri alt kattan gelen kokudan şüphelenip baktıklarında vahim durumu pencereden görünce polise haber veriyorlar. Pisi pisine bir ölüm ilk geldiğim yıllarda yine Ilıca’da sabah erken kaplıcaya gelen 7 kadın kükürt zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetmişti.
10 Nisan Polis Teşkilatının kuruluş yıldönümü haftasında, Mayıs ayı başlarındaki Trafik haftasında neredeyse tüm etkinliklerimizde bizi yalnız bırakmıyor. Yerel televizyon kanallarındaki birim amirleri ile düzenlediğimiz programlara Vali bey kısa süreli de olsa katılıyor. Tören alanından konuşma yaparken polis-halk ilişkileri çerçevesinde, kurumsal olarak bizlere olan güven konusunda katkı sunuyor.
Gençlik haftası içinde, 19 Mayıs anısına Samsun’dan genç atletlerin taşıdığı Türk Bayrağı Amasya, Tokat, Sivas, Erzincan üzerinden Erzurum’a gelişi ile ilgili sınır kaymakamları/daire amirlerinin katıldığı il sınırındaki törene asayiş toplantısı ardından birlikte giderken, ister istemez kolej anılarına gömülüyoruz. Havuzbaşı-Cumhuriyet Caddesi-Tebrizkapı istikametine yaklaşık 6 bin kişilik bir grupla “Gençlik Yürüyüşü” gerçekleştiriyoruz.
Doğa/Çevre/Erozyon konusunda Anadolu’nun 4 bir tarafını gezerek etkinlikler gerçekleştiren TEMA Vakfının konferansının katılımcıları çok farklı idi: Toprak Dede Hayrettin Karaca ve Yaprak Dede Nihat Gökyiğit kendilerini doğaya/ toprağa/ yeşile adayan ihtiyar delikanlılar. Toplantı ardından sohbet aralığında vali beyle ikimizin yakasına TEMA sembolü yeşil yaprak takarak bizi de TEMA gönüllüsü yaparlar.
Vali beyin “Vatan sevgisinin, insan sevgisinin ağaç sevgisi ile eş değer olduğu aksinin ise vatan hainliği olduğu” vurgusuyla, başlattığı Orman Müdürlüğü ve Tema Vakfı koordinasyonunda düzenlenen “Yeşil Erzurum” temalı Ağaç Kampanyasına kamu kuruluşları 120 bin ağaçla katılırken, bizde Erzurum emniyet müdürlüğü olarak 10 bin ağaç dikerek destek veriyoruz.
Bu bölgede neler olmaz ki! Önce sevmemiz gerekecek, ardından doğa turizmi (Kayak/Tracking/Rafting gibi) Doğu Anadolu’nun makus talihini yenmede öncülük yapacaktır. 8 ay kış olan kapalı yaşayan insanları motive etmek, üretken yapmak devlet adamlarının önderliği çok önemli olacaktır. Vali, kaymakam, kamu yöneticilerine büyük sorumluluklar düşmektedir. Önderlik olmayınca bu insanlar her şeyi Devletten bekler duruma girmiş, üretkenlik azalmıştır. Mahrumiyeti yendiğimiz zaman üretimi yakaladığımız zaman ekonomik atılımı da yakalamış olacağız. Vali beyi bu konularda da duyarlı, fedakar ve atılımcı/öncü olarak görüyorum.
Vali bey bilindik bürokrat/vali çizgisinin çok ötesinde, sıcakkanlı, heyecanlı, sevecen, duygusal, insancıl yönleri ağır basan kendine özgün bir şahsiyet; benim nezdimde bir atom karınca.
Vali beyle birebir 3,5 aylık bir zaman dilimine çok şeyler sığdırdık. Güzel birlikteliklerimiz/ çalışmalarımız/anılarımız oldu. İl müdürlüğü vekalet sürecinde katkı/yardımları yanında, bir ağabey olarak desteğini hiç esirgemedi. Ağırlıklı olarak misafirleri ile mesai dışında polisevinde buluşurken, oyun konusunda en büyük tutkusu olan tavlada zaman zaman yenişsek de, tavla konusunda her daim iddialıydı.
(Vali beyle olan İl Müdürlüğü görev sürecimde Erzurum Emniyeti olarak gerçekleştirdiğimiz “Temizlik Operasyonu/25.5.2003” Türkiye/Erzurum/Teşkilat açısından önemli-tarihi bir olay olmakla birlikte uzun/derin/kapsamlı ayrı bir yazı konusu. Arı kovanına çomak sokmuş, fincancı katırlarını ürkütmüş temiz toplum/gelecek adına kendimizi ortaya koymuştuk. O süreçte birlikte görev yaptığımız kirli/karanlık/akçeli/çıkarsal işlere bulaşmamış onurlu/namuslu tüm meslektaşlarımı içtenlikle/sevgiyle yadediyorum.)
Vali bey ile -hayat görüşlerimiz farklı olsa da ayrılış sürecinde burukluk yaşasak da- Erzurum görevim sonrası, Ankara’ya toplantı için gelişlerinde görüşmelerimiz ile Aydın ilinde makamında ziyaret yanında önemli günlerde telefonla görüşmelerimiz ile gönül bağımız sürecekti.
Devlet adamlığı, toplum sorunlarına yönelik duyarlılığı, görev anlayışı ve hizmetleri ile halkın gönlünde yer tutacaktır. İnsani açıdan sadeliği/mütevaziliği/yardımseverliği genç idarecilere örnek oluşturacaktır.
1948 Malatya doğumlu, 1964 Polis Koleji girişli 1970 Polis Enstitüsü/Akademisi ve Mülkiye mezunu. Evli ve 2 çocuk babası olarak 1994’de yılın bürokratı seçilirken, Emniyet ve Mülki idare hizmetlerini 4 il valiliği ile taçlandırırken, 2013 yılında emeklilik sonrası Balıkesir Gömeç ilçesindeki mazbut yaşamı 3 Ocak 2025 günü sona erecek aramızdan ayrılacaktır.
Değerli valimiz/büyüğümüz, kolejli ağabeyimiz Mustafa Malay'a; Allah'tan rahmet dilerken,
Ailesi/yakınları/sevenleri/dostları/meslektaşları vede kolej camiasına başsağlığı/sabırlar diliyorum.
Toprağın bol olsun, nur içinde yat değerli büyüğüm...
(Ankara / 4 Ocak 2025)
Remzi KOÇÖZ