“Voleybolun unutulmazları arasında yer alırken, voleybolu seçip voleybolcu olduğum kadar polis kolejine girip polislik mesleğini seçtiğim için de mutlu olduğumu söyleyebilirim, yani ikili bir mutluluk yaşadım.” (Tamer Kırklar)
-Kolejin Spor Gururu / Kolejlilerin İlkler Onuru-
Milli Mücadelenin 100. Yılı etkinlikleri kapsamında TEMÜDDER ve Kolej Platformunca düzenlenen Kurtuluş yolu (Ankara/Eskişehir/Kütahya/Afyon) gezileri ile 29 Ekim ve 10 Kasım 2019 Anıtkabir ziyaretleri ve akşamındaki birliktelikler anlamlıdır. Kolej vede emniyet teşkilatının yetiştirdiği çok sayıda değer biraradadır. Bu değerler arasında birlikteliğe renk katan birini yakından tanıma fırsatı bulurken, sonraki süreçte yaşam öyküsü ilgi odağı oluşturacaktı. Kendine özgü bir çizgi, bir mücadele, mütevazi bir başarı öyküsü, Kolejlilerin ilkler gururu/onuru: Tamer Kırklar…
Anadolu’nun doğusundan Tunceli’nin kırsalından Hozat ilçesinde tarımla/ hayvancılıkla iştigal eden bir ailenin 1945 doğumlu çocuğu olarak 1960 yılında Polis Koleji ailesine (559. Kolej öğrencisi olarak) dahil olmuş.
Kolej spor imkanları geniş olan bir yuva, çok farklı dallarda kendinizi deneme şansına sahip bir yer. Önce boksa heves sarıp (Clay lakabıyla anılırken) 3 ay sonra atletizm derken voleybolda kendini bulacak ve bu branşla bütünleşecektir. O fiziki yapısının güçlülüğü, boyunun uzunluğu nedeniyle ilk sene sınıf takımından okul takımına, 2. sene ise Emniyet takımına hatta Ankara genç karmasına seçilecekti. Artık voleybol onun dünyası, voleybolla yatar/kalkar olmuştu.
Emniyetspor takımında voleybol II. Liginde mücadele edecek ancak şampiyonluk göremeyecekti. O dönem başka bir takıma transfer imkanı yoktu. Petrolofisi genel müdürünün “bu çocuk II. Ligde heba olacak, onun I. Ligde oynaması lazım” diyerek, EGM‘den talep etmesi üzerine prosedürde bir değişiklik yapılıp EGM oluru ile I. Ligde oynayan Petrolofisi takımına transfer olurken Emniyet takımından diğer takımlara geçiş anlamında bir ilk gerçekleşecektir. 1966 yılında Polis Enstitüsünden mezuniyetinde I.Ligde oynayan bir sporcu olmanın avantajıyla laboratuvar kadrosunda kura dışı kalacak, ardından okulda spor asistanı olacaktı. Enstitüde spor asistanı olarak kalması voleybol sporuna devamını ve sporcu kariyerinin devamına/yükselmesine katkı sağlayacaktı.
Kolej günlerinde boru trampet takımında yer alırken, İbrahim Metiner’in Kolej müdürlüğünde, bir dönem Kolejde sınıf komiserliği sonrasında sınıflar amiri olarak görev yapacak okulun bando takımını da yönlendirecektir.
Petrolofisi’nden yedek subaylık döneminde Muhafızgücü’ne transferiyle milli oyuncular arasında kendini bulacak, bir süre yedekte kalsa da Ankara ve Türkiye şampiyonlukları yaşayacaktır.
Askerlik bitiminde ise Muhafızgücü’nden DSİ takımına transfer olacaktı. DSİ’de 3 sene kadar smaçör olarak oynarken, bir dönem Merkez Trafik dairesinde başkomiser rütbesiyle görev yapacaktı.
Ankara yılları DSİ ile sonlanırken, İzmir’e yol görünür. Göztepe kulübüne transfer olacaktır. 1.Lig sürecinde milli takıma seçilerek milli formayı giyen ilk emniyet mensubu olacak, 9 kez milli takımda oynama gururunu yaşayacaktı.
Müdürlüğe terfisi ile şube sorumluluğunda antremanlar/müsabakalar zorlaşacak, küçük rütbelerdeki gibi idare edilmesi zorlaşacak, müdürlerinin ya spor ya görev seçeneği karşısında spora veda edip, göreve devam etmesi baskın gelecekti.
1974 yılında çok genç sayılacak bir yaşta 29’unda liglere veda ederken jübilesi ise görkemli olacaktı. Jübilesinde, Uğur Dündar sunuculuk yaparken, Müjdat Gezen’in hakem olduğu ringde milli boksörlerimiz Celal Sandal-Seyfi Tatar karşılaşırken, karşılıklı mücadeleyi bırakıp hakemi ring dışında kovaladığı bir gösteriye dönüştürecek, Altay-Göztepe takımları minyatür futbol maçı ardından, kendisinin yer aldığı Göztepe voleybol takımı ile millilerden oluşan karma bir takımla müsabaka sonrası jübile seremonisi Türkiye’nin spor/sanat/televizyon ekran yüzleriyle görkemli bir gösteriye dönüşecekti.
5 gün antreman 2 gün maç şeklinde gençlik yıllarını içine alan yoğun bir tempo içeren oyunculuk süreci sonlanırken, voleybol tutkusu tabi ki devam edecekti. Uluslararası Antrenörlük sertifikası almasının ardından, bir dönem sporcu olarak bulunduğu kulüplerden Göztepe ve Emniyetspor takımlarını antrenör olarak çalıştıracaktır.
Hem spor dünyasında hem emniyet camiasında bir idol/örnek olurken, nüktedanlığı ve şakacılığı ile de gönüllerde yer tutar.
1 oğlu ve 1 kızından 2 torunu olurken, torununu çocuğunu da görecek, kızı Ebru bir dönem babasının izinde voleybol oynayacaktı.
1963 yılında Kolejden mezuniyet sonrası başlayan memuriyet hayatı, 1966 yılında Polis Enstitüsü’nden mezuniyet sonrası polis amiri olarak değişik rütbe ve unvanlarla Ankara, İzmir, Ağrı, İzmir, Adana gibi ülkenin değişik illerinde görev yapmış, en son görev yaptığı Adana kadrosundan 1982 yılında -idari/siyasi baskılar sonucu daha 37’sinde- çok sevdiği mesleğinden ayrılmak zorunda kalacaktır.
Adana Bölge Gazetesinde bir yazar (Nevzat Uçak) “Eski Dostlar” yazısında; “Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Tamer Kırklar’ın fotoğrafını gördüm. Adana’da Emniyet Müdür yardımcılığı yapmıştı. Çok mert, delikanlı bir kişiydi. Taviz vermeyen, görevini layıkıyla yapan, haksızlığa tahammülü olmayan biri” diyerek bir anısını paylaşacaktı: “80 ihtilali olmuş… Selahattin Çolak, düşünün, bir kentin Belediye Başkanı hücreye atılmış, hem de ihtilal döneminde ve bir Emniyet Müdürü odasını açıyor, hücredeki kişiye “Buyrun burada dinlenin” diyor ve görevlilere talimat veriyor, “Selahattin beyin bir isteği olursa hemen yerine getirin” diyor..”
O, 15 yaşında girdiği kolejle birlikte 6 yıl öğrencilik ardından bir fiil 16 yıl amir olarak üniformasını taşıdığı mesleğinden çok genç sayılacak bir yaşta istem dışı emekli olduktan sonra İzmir ilinde yaşamını sürdürerek, öncelik olarak farklı iş kollarında çalışacak, ardından 1985 yılında kendi işinde Kırklar/İmtaş sigorta acenteliğinde (Bölge 10.’su olarak) başarılı olacaktı.
Emniyet Teşkilatından ayrıldıktan sonra durağan bir yaşamı seçmeyip, İzmir ilinde kendine sosyal alan ve statü yaratarak, bundan sonraki yaşamını anlamlandıracaktır. Hem spor camiası hemde emniyet teşkilatının etkinliklerinde en önde olacaktı.
TEMÜDDER İzmir Şubesinin 1 nolu asil üyesi olarak, şehirdışı/uzaklar da olsa tüm etkinliklere yüksünmeden katılım sağlarken, Genel Başkan İsmail Çalışkan “Toplantıların olmazsa olmazı Tamer Kırklar Müdürümüz de aramızda katılmış ve bizleri onurlandırmıştır. Ayrıca konuşmasında yaptığı esprilerle toplantımıza renk katarak bizleri neşelendirirmiştir” şeklinde seslendirecektir.
O sportmen biri olarak; 14 yıl kadar Polis Koleji/Enstitüsü ve Emniyet takımları ile I. Ligde 4 ayrı kulüpte voleybol oynaması yanında milli takım formasını da giyerek, Türk voleybol tarihine ismini yazdırırken, ‘Voleybolun Unutulmazları’ arasında da yer alacaktır.
O, voleybolun unutulmazları arasında yer alırken, voleybolu seçip voleybolcu olduğu kadar Polis Kolejine girip polislik mesleğini seçtiği için de mutlu olduğunu, yani ikili bir mutluluk yaşadığını yineleyecektir.
Hem emniyet teşkilatının/kolejlilerin, hemde voleybolcuların “Tamer Abisi” olarak gönüllerde yer tutacaktır.
Emniyet teşkilatı bugüne kadar seçkin insanlar yaratmış, sayısız değerler yetiştirmiştir. Tamer Kırklar da bu değerler arasında müstesna, sportmen, centilmen ve de nüktedan kişiliği ile gururlandığımız örnek bir meslek büyüğümüz olarak saygın bir yeri olacaktır.
Aslolan insanları yaşarken değer kılmaktır. Bir meslek büyüğümüzü/müdürümüzü/ağabeyimizi içimizden birini -spor/sosyal yaşamı çerçevesinde- paylaşmak, 80’lik bir çınarı yadetmek istedim.
Sevgi/saygı/selamlarımla…
(9 Mayıs 2025)
Remzi KOÇÖZ



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.